Bağlantıları atla

“Bir Arada Yașam: Beraber Mümkün”, 31 Ekim 2019

İlk çalıştay 31 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşti. Farklı sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilci katılımcıları karşılanıp, tanıtıldıktan sonra, projenin bir sunumu gerçekleştirildi. AMSED hazırlanan arka plan notunu, haritalama raporunu ve Nisan-Haziran 2019 tarihleri ​​arasında gerçekleştirilen anket araştırmasını sundu. Katılımcılar, takdir ettikleri ve tebriklerini sundukları analiz ve sentez ile hemfikir olduklarını belirtti. Bununla birlikte, katılımcılardan biri “bir arada yaşam” ifadesinin ona göre uygun olmadığını belirtti: “İyi ya da kötü, zaten birlikte yaşıyoruz” dedi. Belki “birlikte daha iyi yaşamak” tabirinin daha doğru olacağını ifade etti.

Radio Bienvenu Strasbourg (RBS) ve Yabancılar Konseyi (CRE) katılımcıları, geçmişlerini ve deneyimlerini paylaştı. RBS, Fransa’daki ilk FM radyo istasyonlarından biriydi; öğrenciler tarafından yönetilen ve başlangıçta Neudorf’ta bir çatı katından yayın yapan bir korsan radyo idi. FM radyo bantlarının serbest bırakılması ve Mitterrand hükümetinde topluluk radyo istasyonlarının oluşturulmasıyla, ilk resmi onayı Mart 1982’de yayınladı. Radyo programlarına konuk edilenler arasında seçilmiş vekiller, vatandaşlar, sanatçılar, yazarlar ve dernekler vardı ve günün temasına hizmet eden bir müzik programı olurdu. Çalıştay katılımcılarının birçoğu, Strazburg’a yurtdışından gelmelerinde ve günlük yaşamlarında rol oynadığı anlaşılan bu radyo ile bir bağları olduğunu anlaşıldı. Yabancılar Konseyi (CRE), Fransız yasalarına göre oy hakkı olmayan ve tanınma ve yerel vatandaş katılımı için mücadele etme hakkından yoksun bırakılmış Strazburg’da yaşayan yabancıların taleplerinden doğmuştur. Strazburg Belediye Başkanı Catherine Trautmann tarafından 1992 yılında kurulan istişari ve katılımcı bir karşı-belediyenin oluşturulmasını sağladı. Bu örnek, takiben diğer Fransız şehirlerinde de görülmüştür. Amacı, kültürlerarası bir toplumu teşvik etmek, eşit haklar için ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek ve yabancıların yerel seçimlerde oy kullanma ve seçilme hakkı için savaşmaya devam etmek olmuştur. Kentteki yabancıların günlük yaşamı ile ilgili her konuda görüş bildirilmesi beklenmektedir: haklara erişim, ayrımcılıkla mücadele, kültür, barınma, eğitim ve hafıza.

Öğleden sonra, “Farklılıkların Çizgileri” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik, katılımcıların farklılıklarını ve benzerliklerini, aynı zamanda farklılıklarındaki benzerlikleri ve benzerliklerindeki farklarını görmelerini sağlamıştır. Her katılımcı, 2 ifade için cevaplarını kağıtlara yazdı: 

  • “gruptaki bir ya da birden fazla kişiyle ortak yönümün …….. olduğunu düşünüyorum”
  • “Beni benzersiz yapan ve gruptaki hiç kimse de olmayan özelliğim ………’dur.”

Kağıtlar daha sonra katlanır, bir araya getirilir ve rastgele çekilir. Katılımcılar sıraya geçer. Her bir kağıt çekilişinde, kolaylaştırıcı ifadeyi okur. İfadeyi üzerine alınan her katılımcı öne bir adım atar. Ve bu böyle devam eder. Tepkilerin gelmesi çok uzun sürmez ve kendileri ve meslektaşları hakkındaki inançlarının veya temsillerinin gerçeklikten farklı olduğunu yavaş yavaş fark ederler: hayal ettiklerinden çok daha fazla ortak noktaları vardır ve beklemedikleri farklılıkları olduklarını görürler.

Daha sonra, sabahın sonuna doğru katılımcıların Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’da çokkültürlülük ve kültürlerarasılık hakkındaki bilgi, görüş ve deneyimlerini paylaşmak istedikleri konular hakkında spontan bir tartışma ortamı başladı.

Öğleden sonra oturumu için ASTU Derneği, Çokkültürlülük, Kültürlerarasılık ve Bir Arada Yaşam kavramları konusundaki deneyim ve uzmanlığını sunmaya davet edildi. Dernek, başlangıçta 70’li yıllarda Türk işçileriyle dayanışma için kuruldu ve günümüzde kültürlerarası yurttaş eylemine doğru gelişti. ASTU, Fransız asimilasyon, Anglo-Sakson ya da Cermen ülkelerinde bilindiği gibi çok kültürlülük sistemini ve daha sonra Fransa’da ortaya çıkan kültürlerarası sistemi sundu ve açıkladı. Bu yaklaşımın temel ve yönteme dair unsurları, ilgili sorunları ve zorlukları anlatıldı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı, ve etkinlik sonrasında sundukları kendi Çokkültürlülük ve Kültürlerarasılık tanımları üzerinde çalışmak üzere işe koyuldu. Günün sonunda, Kasım ayının sonunda gerçekleşecek olan “Etnik Gruplar Arası ve Dinler Arası Diyalog: Ayrımcılık ve soyutlama nasıl aşılır?” başlıklı çalıştayın açıklandı ve kapanış yapıldı. 

Yorum Bırakın

Close Bitnami banner
Bitnami